Aman doktor canım cicim doktor,derdime bir çare........

Offf yaaaa....Dolgum düştügü için gittiğim dişçiden 2 tane dişimi kaplama yaptırmak üzere randevulaşarak ayrıldım...2003 senesinden beri düzen tutmadı bu benim dişlerim bi türlü. 2 ay önce gittiğimde hiç bi sorun görünmezken bugün diş etlerimde çekilme başladıgını öğrendim yaaaa:S
Allahım allahım ne kabustu o dişçi koltugu..Zaten en korku duydugum yerlerden biridir dişçi koltukları daha önce de belirtmiştim ama neyse..kime neyse artık :Pp Ben masumane bir dolgu işlemi yapılacak sanarken adam demez mi diş çürümüş ya çekecez ya da temizleyip kaplama yapacaz diye..O an kaçmak geldi içimden ordan ama anne faktörü vardı beni koltuga mıhlayan:P iyidir hoştur benim annem ama bir baktı mı anlarsın ne demek istedigini öyle birisidir..Neyse efendim önce uyuşturucu merhemimiz sürüldü diş etlerimize sonra iğnelerimiz yapıldı..Bak iğnelerimiz diyorum zira tek iğneyle uyuşmayan biriyim ben,o sebeple 3 tanesi yeterli oldu bana bugün çok şükür.Ona ragmen yıktım adamın muayenehanesini ama kusura bakmasınlar artıkın... zzzz zzzz diye o sesi duydukça ve o iğrenç aletle dişimin çürüyen yerleri temizlenirken sinir uçlarına degdikçe bagırmaktan başka bişey düşmedi bana.( bir de hem bagırıyorum arada da doktora soruyorum içerde başka hasta var mı diye.Hani onları korkutup kaçırmayım diye.Pek de inceyim allah kahretsin)Annem bi elimi tutuyo,adam üzerime abanmış ben koltukta kurbanlık koyunlar gibi debeleniyorum..Annem ve doktor aynı anda bagırıyo "hareket etme dilin parçalanacak" diye...Tam 2 saat süren bu mücadeleden agız kısmım tamamen uyuşmuş,yediğim iğnelerin etkisiyle beynim bulanmış vaziyette çıktım.Şimdi aynı koyun psikolojisi ile diger haftayı bekliyorum ölçüsü alınacak dişlerimin takılması için.
Ha bu arada çekilecek 2 adet yirmilik diş dedikleri zımbırtıdan var agzımda,onları çektirmeye kalksam neler olur düşünemiyorum:))

Ben böyle aşk görmedim

Sen meni sev, men seni sevim
Sen menin için yan
Men seni severah yanim dutuşim
Glasik eşk neyse onu yaşiyah
**************************
Ya da sevme haberin olmasın
Men sana sevdalanıp dolaşim
Platonik eşk neyse onu yaşiyah
***************************
Sevdada oturah, yiyah içah
El ele olah, gan kusah
Tombilik eşk neyse onu yaşiyah
***************************
İstersen sevdandan kendimi kesim
Sağımı solumu doğriyim biçim
Psikopatik eşk neyse onu yaşiyah
****************************
Eyle sevah ki gara sevda olah
Araplara benziyeh gapgara olah
Gara eşk neyse onu yaşiyah
****************************
Yalan söylemiyah, hep dogru diyah
Beraber oturah beraber yiyah
Realist eşk neyse onu yaşiyah
*****************************
Birbirimize türkü söyliyah, mizildiyah
El ele tarlalarda, bostanlarda gezah
Romantik eşk neyse onu yaşiyah
******************************
Kediyi, gudiği sen diye sevim
Sen de horozi, guliği men diye sev
Sembolik eşk neyse onu yaşiyah
*****************************
Gel el ele tutuşip kendimizi elehtriğa verah
Zangir zangir titriyah, ölmiyah
Elektronik eşk neyse onu yaşiyah
******************************
Ahırlarda, komlarda buluşah
Tezek agalahlarının dibinde oturah
Otantik eşk neyse onu yaşiyah

Fikret Kanat


( bu güzide şiiri bana yeniden hatırlatan kankama teşekkürü bir borç bilirim:))

Bir hamamböceğinin anatomisi:)



İş sebebiyle tanışmıştık seninle. Çok efendi birisiydin.Duruşun,hayata bakışın,insanları kırmamanvs vs....Etkilenmiştim işte,sen de benden etkilenmiştin ama ikimizde dile getirmemiştik.( hiç getirmedik orasıda ayrı bi sorun zaten)Hafta sonu yaklaştıgında telefonlarımı susturmazdın birlikte vakit geçirebilmek için.Biraraya geldiğimizde de gitarınla şarkı söylerdin bana hep..Her sabah bana mail yollardın kocaman papatya resimleriyle süslü..


Çok şey öğrendim senden insanlara dair.Kimseye güvenmemem gerektiğini de sen öğrettin bana attığın kazıkla.Tanışmamızın üzerinden 8-9 ay geçmişken gel-gitler yaşatmaya başladın bana.Belki de adı konmamış bişey oldugu içindi bu rahatlığın.Ben ilişkimizin boyutunu hiç sorgulamamışken bana sürekli arkadaş oldugumuzu hatırlatmaya başladın,oysa ben seni hiçbir zaman sevgilim olarak görmemiştim ki...Canımı acıttı bu "arkadaşız biz "kelimeleri.Bizim yaşadıklarımızı arkadaşlar yaşamazlardı ki.

Eskisi gibi görüşmez olduk zamanla.Ben açmamaya başladım telefonlarını çünkü içimde bişeyler acıyodu.Seni gördüğüm zaman direk ağlama moduna giriyordum-en nefret ettiği şeyin ağlayan bi kadın oldugunu bile bile-.Bir erkek için ağlamak acizliktir,sen güçlü bir kadınsın derdin bana.Ama bilmezdin ki ben senin için degil kendim için ağlardım.Yediğim onca darbeden sonra sana inanmayı seçtiğim için ağlardım....Açılmayan telefonlardan bıktıgın birgün en sevdigim çiçeklerle geldin yanıma-kadın kısmısı işte bir tutam yeşilliğe iner bütün yelkenler-.Yine eskisi gibi hep biraradaydık ama hiç sorgulamadan her zamanki gibi. 2 ay sonra kayboldun ortadan bu sefer:)) Telefonlarımı açmadın,işyerini kapattın...Çok üstüne düşmedim,çünkü biliyordum ki dönecektin yine.Benden salağını bulamazdın zira:)) Geldin de....Ama parmağında bi yüzükle.Nişanlanmıştın paşam bana haber vermeye gelmiştin.Ne de olsa ben senin en yakın dostun,sırdaşın,arkadaşın,annen,kardeşindim.Bir sürü şey anlattı nneden nişanlandığınla ilgili,hiçbirisini duymadım ama...Allah mesut etsin dedim sadece ve baktım kaldım arkandan.Yine aramaya başladın beni,bu sefer nişanlı arkadaşım sıfatıyla ama..Müstakbel eşinle yaşadıgın sorunlarını anlatıyor,ben de sana akıl veriyordum aklımca:)

Veee bir gün nişanlın aradı beni..Aile içinde benden çok bahsedildigini,benimle tanışmak istedigini söyledi yarım türkçesiyle..Ne öğrenmek istiyosan sor anlatayım telefonda dedim.Onun hayatındaki yerimi merak etmiş.KANKAsıyım dedim.Birgün görüşelim o zaman dedi,çok yoğunum il dışında oluyorum sürekli deyip geçiştirdim.Doğal olarak yine aradın,neden anlatmadıgımı sordun herşeyi..Anlattım ya işte,sen benim arkadaşımsın,ötesi olmadın hiçbir zaman dedim.Canın yandı mı bilmiyorum ama sesi buz gibi oldu bir anda.Sen beni hiç anlamadın dedin kapatırken....
Neyini anlayacaktım senin.Anlaşılır şeyler yapsan anlardım belki,o kadar aptal değilim sonuçta.Adam gibi gelip bana ben birisiyle bitlikteyim desen eyvallah der giderdim yoluma ama ortalardan kaybolup 2 ay sonra yırtık dondan çıkar gibi "heyoo ben geldim bi de nişanlandım" dersen olmaz tabi..En iyisini mi aradın bilmiyorum ama emin ol şu anda sana layık bi kevaşeyle birliktesin.elim kolum çok uzundur azcık araştırınca bulurum kimin ne oldugunu

En son gecenlerde geldin bana hoşçakal demek için.Bir de utanmadan ağlama sakın dedin....


Erkekleri anlamakmış....Pehhh:))

Erkekleri anlamak için…
Hamamböceğini takip edeceksin !
Hamam böceği hızla bir istikamete doğru yol alırken, hiçbir engelle karşılaşmamasına rağmen aniden durur
ve bambaşka bir yöne doğru koşmaya baslar.
Bunun nedenini çözdün mü erkekleri de anladın demektir...:)))








Sustum sadece bu yazının üzerine bişey diyemiyorum.
(gerçi kadınları anlamak daha zor ama neyse.......)

Benim annem canım annem:))

Dün akşam evimizde tv karşısına oturmuş çekirdek çitleyerekten aşk-ı memnu adlı diziyi seyrediyoruz ailecek.Annem genelde dizileri izlerken oda sıcaklığından dolayı uyur uyanık vaziyette olur.Dün akşamda yine öyleydi sanırsam.Neyse efendim tam dizinin can alısı noktası gelmiş Behlül Bihteri ağzından öpecek:) reklam girdi.O arada ben aha seyret şimdi bombayı diye bi cümle kurdum.Canım annem yerinden kim koymuş bombayı nolmuş diye bi zıpladı ki görülmeye değerdi.Canım annem ya..Çok seviyom ben seni..Sen rahat ol kuzum bizim buralara bomba falan koymazlar:)))

Kediler ve....................

Bir Hint masalına göre, kedi korkusundan devamlı endişe içinde yaşayan bir fare vardır. Büyücünün biri fareye acır ve onu bir kediye dönüştürür.
Fare,kedi olmaktan son derece mutlu olacağı yerde bu kez de köpekten
korkmaya başlar.
Büyücü bu kez onu bir kaplana dönüştürür.
Kaplan olan fare,sevineceği yerde avcıdan korkmaya başlar.
Büyücü bakar ki, ne yaparsa yapsın farenin korkusunu yenmeye imkan yok.
Onu eski haline çevirir.

Ve der ki,

"Sen cesaretsiz ve korkak birisin. Sende sadece bir farenin yüreği var.O yüzden ben sana yardım edemem."





Bu yazıyı ortalarda kaplan gibi gerine gerine gezip,fare kadar bile yüreğe sahip ol(a)mayan tüm dost(cuk)larıma ithaf ediyorum.

İÇİMDEN GELDİ




Kıyamet sende kop kopacaksan................


Bazen gecenin bir vakti yatağımdan fırlayıp seni seviyorum diye bagırabilecegim birini istiyorum,
Sabah uyandıgımda başucumda bir not olsun "uyandırmaya kıyamadım" yazan,
Heyecen duymak istiyorum,güneş yeni bir günün başlangıcını haber verirken,
Sinirlenmek,kavga etmek istiyorum değerlerim için,
Sarhoş olmak istiyorum,dilimde bir türküyle sokakları arşınlamak sonra..
Anlamsızca beklemek istiyorum telefonun çalmasını "o"dur belki diye,
Kocaman kollarım olsun herkesi kucaklayım istiyorum,
Bazen kendim olmak istiyorum,bazen herkesten bir parça...
Aptal olmak istiyorum bazen,inanmak istedigim şeylere inanmak,
Gerçek olmak istiyorum bazen,rüya görebilmek için,
Ve çekip gitmek istiyorum zamanı geldiğinde.....

Al sana 14 Şubat:)


Bir Sevgililer Günü'nü daha milletçe idrak etmiş bulunuyoruz sevgili okurlar.
Her yıl olduğu gibi,güzel yurdumda bu yıl da enterasan olaylar yaşandı bu ehemmiyetli günde. Yerli ve yabancı basından derlenen bazı ilginç olaylar, boy ve kilo esasına dayalı olarak şöyle sıralanıyor:




1- Geçen yılın aynı dönemine göre, bahçeli evlerden araklanan gül sayısında yüzde 12.000 artış oldu. Bu artışı, yaşadığımız ve yaşayacak olduğumuz çeşitli krizlere bağlayan yetkililer, hırsızlık olayları nedeniyle 300 kişinin yakalandığını, 9000 kişinin ise kaçmayı başardığını beyan ettiler. Yakalanan bu 300 kişi, ertesi gün sevgilileri tarafından terkedilmek suretiyle ağır yaralandılar.
2- Sevgililer Günü olması münasebetiyle, 1.000.000 çift, ev işleri konusunda topu birbirine atınca, bulaşıklar ve çamaşırlar yıkanmadı, evler temizlenmedi ve yemekler de yapılmadı. Yetkililer tarafından yapılan açıklamada, bu vesileyle 1.000.000 ton su tasarrufu sağlandığı belirtildi. Ne yazık ki, bu şekilde sudan sağlanan tasarruf, adliyelere 'boşanma davası dilekçesi' israfı şeklinde yansıdı.
3- Sevgililer Günü kutlamalarına yetişmek isteyen 500.000 trafik canavarı ise, 500.000 yaya ezdi ve geceyi nezarette geçirdi. Kendilerine nezaret edilen bu şahıslar, polislere 'pohunu yiyim abi, bizi bırak' diyerek, sefil bir görüntü sergilediler.
4- Sevgililer Günü' nde sevgililerine çinekop, davul tozu, ayakkabı boyası, ekmek arası köfte, F klavye, Fenerbahçe kaşkolu, çam kozalağı, arkası yazılmış çek, boşanma ilamı hediye etmek isteyen erkeklerin bu hediyeleri, sevgililerince reddedildi.
5- Sevgililer Günü' nde kendi sevgilisi yerine yanlışlıkla (!) arkadaşının sevgilisine hediye vermek isteyen E.F (33), arkadaşı tarafından morgluk edilene kadar dövüldü.
6- Sevgililer Günü' nde sevgilisinin aslında travesti olduğunu anlayan bir şahıs da, içkiye, sigaraya ve kumara başladı.
7- Sevgililer Günü' nde sevgilisine sevgisini ispat etmek isteyen bir erkek, kendisini Boğaz Köprüsü' nden attı. Olayın şokunu üzerinden atamayan sevgili, olayın şokunu üzerinden atmak için yeni bir sevgili buldu.
8- Sevgilisi olmadığı için, kutlayacak günü de bulunmayan bir grup kadın ve erkek, İstiklal Caddesi' nde mağazaları ve cafeleri taşladı.
9- Sevgilisine kaniş cinsi bir köpek hediye etmek isteyen bir herif, köpeğin kuduz olduğu anlaşılınca, sevgilisinin abisi ve amcalarınca veterinere götürüldü.
10- Sevgililer Günü' nde Rahşan isimli eşi yerine, yanlışlıkla Hüsam isimli bir adama hediye vermek isteyen Levent isimli bir şahıs, izdihama sebep oldu.
11- Sevgililerine 'Bak, senin için aşk şiiri yazdım' diyen 1500 heriften 1499'unun Nazım Hikmet'in bir şiirini arakladıkları anlaşıldı.
12- Sevgililer Gününü, dış temsilciliklerimizde ve Kıbrıs' ta kutlamaya çalışan bir grup kamu görevlisi hakkında 'derdi seni mi gerdi' soruşturması açıldı.
13- Sevgililer Günü' nde öğretmenine prezarvatif hediye etmeye çalışan 8 yaşındaki S.M (8), ikmale bırakıldı.
14- Doğu' da bir grup köylü, hediye almak için gittikleri şehirde yoğun tipi nedeniyle mahsur kaldı ve köylerine dönemedi. Hediyelerini bir türlü alamayan bir grup hanım köylü de, o gün tembellik etti, tavuklara yem vermedi.
15- Sevgililer Günü' nü evinde geçirmek isteyen bir astronot, vaktinden önce dünyamıza geri dönünce, kendisi hakkında rütbe tenzili işlemi yapıldı. O moral bozukluğu içinde evine dönen astronot, karısının bir kozmonotla kaçtığını öğrendi.
16- 15 Şubat, 'niye lan bana yakışıklı bir gün yok?' diyerekten, kendisini bir minibüsün altına attı.
17- Sevgililer Günü' ne yurtiçinde toplam 3 milyar SMS mesajı gönderildi.
(Araklamadır lakin yazarı bilinmemektedir.Kendisi burayı okuyorsa selam ederim:))





Şimdilik gelişmeler bu kadar sanırım çok da güzel özetlemiş valla bu mübarek günü her kim yazmışsa...Sevgililer gününüz mübarek olsun blogdaşlar:)


KENDİME NOT: DELİYE HERGÜN SEVGİLİLER GÜNÜ SAKIN UNUTMA!...

Ve şimdi reklamlar...

-Şu perwol mudur nedir hani renkleri soldurmayan bi icat var ya hani,hah işte o reklama(Yahu kadın heryere o eşşek kadar deterjan kutusu taşınır mı.Mal mısın,yoksa bu reklamı izleyen bizler mi malız çözemedim ben)


-Gazetelerin kuponla tencere tava verdiği zamanlarda ,sıpanın birinin kameralara BABAM ALIYOR GÜNDE 5 POSTA diye yırtındıgı reklama( bi sakin ol anam,baban alıyo 5 posta sen değil)


-Zen pırlantanın fiyat koyarak yaptıgı sevgililer günü yatırımı reklamlarına( ne biçim zevksiz kolye lan onlar öyle.Kızılay dağıtmış gibi bütün hatunlarda bu kolyelerden olacak 15 şubat sabahı düşünsene.Iyyyy iğrenç)


-Recep ivedik denen tiplemenin Rafetin şarkısının içine sıcarak yaptıgı Türkcell reklamına,


-Ha ha bi de şey var.Herkes elinde kocaman bi benzin pompasıyla geziyo ya işte o reklama (Ya bu reklamı yapan firmanın elemanlarından çok,buna olur veren firma yetkililerini merak ediyom ben.Nası bişeysin sen ya firmanın bu reklamla temsil edilmesine izin veriyon.)


-Exper Exper diye laptopu evin köpeği sanan manyakların oldugu reklama,


-Metro yiyip sevgilisini duvarın ötesine gönderecek kadar enerjiye sahip olunabileceğini iddia eden reklama,( ama asıl farkettiğim ben o reklamdaki kızın gözlerine taktım,korkunçlar yaa)


-dodidodidodidodidodiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii( anladınız sanırsam daha fazla yazmaya gerek yok.Beynimi yiyo bu reklam)


-Erkek olmanın tam vakti sloganına sahip traş bıcagı reklamına:)


-Alinin karnı acıktıı diye hönküren teyzenin oldugu reklama(o sebzeler aliye mama olana kadar ali hakkın rahmetine kavuşur be anam)


-Sacını sallayarak her bokun halledileceğini bize öğreten şampuan reklamına


-Avivasa avivasa avivasa(bkz:dodidodidodi....ben sizin ebenizi emi)


-içinde tavuk pişen bir fırının önünde sırayla dans eden aile bireylerinin oldugunu bize öğreten reklama


-bu yeni xxxx var ya çok yımşak yımşak yımşak ......diye agzını yaya yaya kırıtan bir kızın oldugu sakız reklamına,


-Burcak yiyince oynamaya başlayan insanların oldugu reklama,


-cocostar yiyince oynamaya başlayan bakkal amcaların oldugu reklama,(amma meraklıyız agzımıza bişi girince oynamaya bee)


-Karısının dişlerinin karanlıkta parlayacagını düşünen bi herifin oldugu reklama(ne reklamıydı o diş macunu yada sakızdı sanırım.Fosforlu bişi olsa gerek yoksa karanlıkta neden parlasın di mi)


-Calgonun yıllardır değişmeyen reklamlarına taktım bu aralar.
Düşünsem daha çok malzeme çıkar bu reklamlardan da neyse...





























İşim gücüm yok bu aralar.Hiçbir şey yapmak istemiyorum.Normalde tv izlemeye bile fırsat bulamazken şimdi kanal kanal dizi takip ediyorum.Şevket Ferhundeyi nasıl oturttu ama verdiği cevapla,lan lan acaba Hüseyin Kenan Cavidana dönecekmi,anaaa Mine evleniyo hem de bu yaşta..Bak terbiyesize sen............gibi abuk yorumlar da yapıyorum artık karakterlere.Arada reklamlarda bile kanal değiştirmiyorum ki bir kare bile atlamayım diziden,o derece bağımlı oldum yani.Küçükkene de hep reklamları izlerken uslu çocuk moduna girermişim.Nedense reklamlara karşı bi zaafım var,henüz çözemedim ama du bakalım.
Related Posts with Thumbnails