
Efendım bendenizin işyeri 10 katlı bir apartmanın bodrum katında bulunmakta.Neden derseniz-ki diyeceginizi sanmıyorum ama neyse-yüzölçümü olarak 4 daire büyüklüğünde oldugundan dolayı burayı tercih ettik mesken olarak.Arada at koşturuyoruz da ofiste o sebepten büyük olsun dedik..Gel zaman git zaman biz buraya da sıgmaz olunca yan apartmanın bodrum katına göz dikti benim akıllı patronum.O kadar ugraştım,entrikalar çevirdim,kirayı ödeyemeyiz,tadilat yapacak paramız yok dedim ama adam kaşla göz arasında tuttu bize 2.hipodromu.E dogal olarak iki ofis (pardon bodrum katı) arasındaki duvarları yıkıp birleştirmek gerekecekti.Biz de gerekenleri yapıp verdik balyozu elemanların eline.Önce müthiş bi rutubet kokusu yayıldı onu soluduk mis gibi cigerlerimize,içimiz açıldı valla:) sonra ben perili köşkte gezermiş gibi süzülürken örümcek ağlarının sardıgı o eşsiiiz mekanda, şeker mi şeker bi fare-cik- ile karşılaştım ve solugu masamın üzerinde aldım.Valla abartmıyorum direk masanın üzerine çıktım.Sanki 2 sene önce bu mekana yeni taşındıgımızda açık buldugu kapı aralıgından içeri sızarak benim klavyemin tuşlarını çıkaran hüsnüyü görür gibi oldum o an.( Hüsnü bana aşık oldugunu düşündügüm bi fareye verdigim isimdi.Çok sevmiştim kendisini.Kendi halinde dolaşıp dururdu masaların arasında...Ama ben ne yaptım,gittim onu zehirledim kendi ellerimle...) Şimdi bu ortaya çıkanda eminim onun intikamını almak isteyecek benden :S Ya da Hüsnünün ruhu beden degiştirip geri döndü..İşe gitmek istemiyorum...
Hadi o farelerde benim gibi psikopatlarsa:))
