Herkesin yaptığı gibi bende karışık çerez tabaklarında şam fıstıklarını en sona bırakıyorum.Bunu yapma sebebim damağımda en son kalacak tadın güzel olması isteği ama nedense o fıstıklardan birkaçı hep kapalı çıkar ve ben ağzımdaki kaplama dişlerle o fıstıkları asla açamam.
Insanların oturdukları yerden bacaklarını sallamalarına sinir olurdum ama farkettim ki bazen bende yapıyorum bunu.
Ğ harfi yerine y harfini kullananları toplayıp yakmak istiyorum. Beyenmiyorum yazıyo adamlar ya,kabus gibi.
Kışın çizme giydiğimde o ayağımın tabanı en olmadık yerlerde bir kere kaşınmasın ya..
Gazete okduktan sonra parmaklarımda kalan siyah boya yüzünden gerine gerine gazete okuyamıyorum.Hep tetikteyim nedense. Yoksa sadece benim mi parmaklarım boyanıyo :(
Şu belediyelerin yaptırdığı taştan kaldırımlarda ve yollarda kaç tane topuk lastiği bıraktım ben bile hatırlamıyorum artık.
Eve ne zaman çok acıkmış vaziyette gitsem" ne yemek var" sorusuna aldığım cevap sürekli "ben bugün yemek yapmadım" oluyor.Şaka gibi...
Sen hiç şeftali yedikten sonra hemen üzerine su içtin mi ya da dişlerini fırçaladıktan sonra şeftali yedin mi? Sakın deneme iğrenç bi tat bence.
Ne zaman sandaletlerimi giysem eşşek kadar bir taş ayaklarımı takip ediyor sürekli.
Elimin ayarı yok sanırım,zira pc masasının klavye konulan kısmı her sabah kucağıma düşüyor.
Hiçbir zaman beceremediğim makyaj olayına ne zaman girişsem rimel yanaklarıma bulaşıyo. Ne tuhaf :)
Sesli sesli ve ağzını yaya yaya sakız çiğneyen erkeklere uyuz olurken,abimin oğlunun bunu gözümün içine baka baka yapması bana verilmiş bir tür ceza sanırım.
Lavabodaki sıvı sabunu ne zaman kullanmaya kalksam üzerime boca ediyorum.Sanırım ben sakarın tekiyim.
Her akşam yatarken ve her sabah kalkarken yatağımın kenarına çarptığım için bacaklarımın iki tarafında hiç geçmeyen morluklarım var.Sakar olduğumu söylemiştim ama..
Klavyede bazen içinde ğ harfi olan kelimeleri bir kerede yazamadığımı farkettim.Bir dönemde sayı sayarken 7 ile biten rakamları sayamıyordum.Cinsim evet ne olmuş yani...?
Ne zaman oje sürsem,her defasında aynı parmağımın ojesini bozmayı nasıl başarıyorum hala çözemedim.
Sarı,kırmızı ve kahverengi renginde(tuhaf oldu kahverengi renginde derken sanki) hiçbirşey giyemiyorum.
Bulgur pilavı yediğimde mutlaka içinden taş çıkar,aynı şey baklava yediğim zaman içindeki nesnelerin kabukları olarak nüksediyor. Bu da bu tür ceza, bu yiyecekleri sevmediğim için sanırım ya da ben kötü şans denen şeye inanmak istemiyorum.
Limonlu ve vişneli değilse şayet yediğim dondurmadan hiçbir şey anlamıyorum.
Külotlu çorapları bir seferde yamultmadan giyebilen bayanları tebrik etmek istiyorum. Çünkü ben çocukluğumdan beri beceremedim nedense. Hep ikinci seferde tutturuyorum. Bu da bir yetenek sanırsam.
"Hani böyle uykuya dalarken uçurumdan düşer gibi oldum" diyenler var ya hani, işte onlara sormak istiyorum "kaç kere uçurumdan düştünüz lan ömrünüzde?" diye...
Mesleği pc başında olmasını gerektirip aynı zamanda 2 parmağıyla klavye kullananları öldürmek istiyorum. O klavyenin sesi beynimi *ikiyo resmen.Bundan daha iyi bi işkence yöntemi olamaz sanırım..
Bitti bu kadar....
[1mk] Nehir'in Anısına
22 dakika önce

17 fikr-i beyan:
ben fıstıkları ilk önce yiyorum.benden önce başkaları bitirmesin diye :D
Ben de fıstıkları ilk başta yerim ötekileri yemesemde olur zaten..
:) sanırım bir fıstık sorunumuz var.
kahverengiyi bilmem de...
sarı kırmızı giymeme konusunda takdir ettim sizi efenim..
gitmeyiniz giydirmeyiniz...
genelde pc başında çalışıyorum ama...
tek parmak yazabiliyorum hala :(
geçtim mi?
e hadi geç bari ;)
ekolmüşsün sen ya :)
övünülecek bir şey sanki... havalara bakar mısın :))
evet oyleyım, hatta türümün son örneğiyim benden sonra kalıbı kırmışlar kesin :D
ya ovunmek ıcın demedım kı ben, kotu bısey bılıyom ama züğürt tesellisi işte idare etsen ölür müsün?
idare edemem... yüzüne yüzüne vurucam tüm gerçekleri... acılar içerisinde kıvrandırıcam seni :))
vur vur sen de vur...böhüüüü :(
Şu belediyelerin yaptırdığı taştan kaldırımlarda ve yollarda kaç tane topuk lastiği bıraktım ben bile hatırlamıyorum artık.
Zengin ettin belediyeyi desene..
Topuk lastiği olmayanlara,topuk lastiği işine girerlermiş birde...
Bern de çok severim çerez yerken en son fıstıkları bırakmayayı ama yarısının kabugunu açamadan çöpe gider...
valla oyle ama elıf ya, ne bıcım kaldırımdır onlar ya...aslında beledıyenın bu gırısımcılık olayını nasıl atladıgına hayret ettım bak sımdı.
yaşasın :)) yeryüzündeki tek bedbaht ve sakar saftirik ben değilim... öhöm... şey... merhaba farecim :S bu blog senin miydi yahu ? tüh...
geri dönmek için hala bir şansın var bak uyarmadı deme :D
Aşkolsun, şikayet mi ettim sanki :) mutlu bile oldum... ehue... tek değilim bu fani dünyada :D
yok benımkı sadece bı uyarıydı ıste,neyle karşı karşıya olduğunu bil dıye
Yorum Gönder