
Tavuktan çok korkardım.
Annemin içmem için verdiği sütü lavaboya dökerdim gizlice.
Salıncakta sallanamazdım midem bulanırdı(hala da sallanan çocuklara bakamam midem bulanır)
Akşam gezmelerinden eve gelirken uyur numarası yapardım sırf yürümemek için.
Portakal ağaçları çiçek açtığında onlara tırmanıp pet şişelere arı toplardım.
Çiğ patlıcan yerdim(şimdi pişmişine bile tahammül edemiyorum o ayrı)
Sabun kalıplarının üzerine resim çizer,bunları evin muhtelif yerlerinde sergilerdim.
Bahçeden solucan toplayıp şişelere koyar diğer çocukları korkuturdum.
Patladığı söylenen ampullerin neden şeklinin aynı kaldığını bir türlü anlayamazdım, kimse de anlatmazdı zaten.
Göz rengim ailedeki herkesten farklı diye evlatlık olduğumu düşünürdüm.
Annemim yumurta pişirmesine izin vermezdim içinden civciv çıkacak diye.
Ablam nereye giderse bende gitmek için ağlardım.
Kahve içersem ten rengimin koyulaşacağını zannederdim.
Bahçemizdeki adını anımsamadığım çiçeğin yapraklarını açarak sağıma soluma yapıştırıp "ben horoz oldum" diye ortalarda gezerdim.
Ablam ve ağabeylerim benden önce doğmuşlar diye onları kıskanırdım annemle ve babamla benden daha çok vakit geçirmişler diye.
Şimdi ben bu yazılanlara bakınca saf mı oluyorum aptal mı?

15 fikr-i beyan:
Bildiğin yaramaz bir çocukmuşsun sen yahu :))
En çok solucan, patlamış ampül ve civciv konusuna güldüm ben :D
Ayrıca bunların saflık ya da aptallıkla da alakası yok kuzum, hayal gücün genişmiş... Şimdi ki akıllı ve zeki kadın, o zamandan kendini göstermiş ;)
Yaramazdım evet :) ama gel gör ki hala akıllanmadım...
çocukluğunu güzel yaşayan azınlıklardansın sen de :) ne mutlu bize...
Bir de benim şimdi aklıma geldi, biz de birkaç arkadaş komşunun dut ağaçlarına dadanırnık... Bizimle beraber her seferinde bahçeye kadar gelen ama hainlikten de kendini alamayan bir kerata da herkes kaçamayacak konumda ağaca yerleştikten sonra bağırmaya başlardı :
"sahibisiiii.... duta dalıyoolaaarrrr"
Vicdansız... az kaçmadık o teyzenin terliklerinden :))
Bahçemizdeki adını anımsamadığım çiçeğin yapraklarını açarak sağıma soluma yapıştırıp "ben horoz oldum" diye ortalarda gezerdim.
bunu biz de çok yapardık...geçmişime gittim bi an;keşke tekrar çocuk olsam...
ayrıca saflık ya da aptallıkla da alakası olmadığı kısmına bende hemfikirim...
zanzara; kutup zencisinin dediği gibi sen de şanslı azınlıktansın sanırım..bu arada ben şimdilerde yana yana o çiçeğin tohumlarından arıyorum bahçemize yeniden ekmek için:) belki yeniden horoz olabilirim:)
:))
yok yahu saf felan olmuyorsun...
sadece afacan bir çocuk oluyorsun :)
e o kadar çiğ patlıcan yersen şimdi yiyemezsin tabi :)
ben de çiğ kıyma yerdim :)))
gerçi hala seviyorum baharatlı çiğ kıymayı :)
yerken iyiydi de...
yazınca bi garip geldi şimdi bak.
absalom;allahtan sen benım patlıcana yaptıgımı kıymaya yapmamıssın ne guzel hala yıyebılıyosun.
süt lavaboya dökülür müü, ben çok severdim ya:) ama annem hiç al süt iç demezdi. ondan kısa kaldım:(
tavuktan korkman hiç saflık falan değil, ben bu yaşında insan hariç her türlü canlıdan korkuyorum.. sinekten korkulr mu, korkuyorum işte:)
çiğ patlıcanı ablam da yerdi:)
yalnız solucan konusunda psikopatlığını onaylıyorum :P
bence adını da ''tavuga kafa atan psikopat horoz'' olarak değiştirmelisin, intikamın acı olmalı...
''Bahçemizdeki adını anımsamadığım çiçeğin yapraklarını açarak sağıma soluma yapıştırıp "ben horoz oldum" diye ortalarda gezerdim.''
sanırım tavuklardan öcünü böyle alıyordun..:)
gereksiz; valla ben tavuklardan bişey istememiştim ya,tamamen masumcaydı o çiçek yapraklarını yapıştırmam..
bi dost;daha anlatmadığım ne psikopatlıklarım var bir bilsen,korkmayın diye yazmıyorum buraya :P
Bunları yazdınya çok komik oldun bence..
Deliii deyip geçeyim dicem ama akıllı olduğunuda iddaa etmiyosun zaten..:D
Deli meli sewiyoruz seni..bu güzel oldu..:D
ehehehehe:) komikim,deliyim,soytarıyım,psikopatım:) ne güzel di mi?
Yorum Gönder