Hep biryerlere,birşeylere yetişme telaşındasınız değil mi?
Hiç vaktiniz yok,"fast live","fast food","fast music","fast love".....
Dikte ettirilen"yükselen değerler","in"ler,"out"lar...
Buna benzer bir odada,şanslıysanız gökyüzünü görebilen bir pencere ardında bitecek hepsi...
Dostluğu klavyelerinde,yaşamı monitörlerinde arayanlar...Size sesleniyorum...
Hangi tuş daha etkilidir ki sıcacık bir gülüşten ya da hangi program verebilir bir ağaç gölgesinde uyumanın keyfini?
Copy-paste yapabilir misiniz dalgaların sahille buluşmasını?
İçinizi ısıtan gün ışığını gönderebilir misiniz maille arkadaşlarınıza?
Sevgiyi tuşlarla mı yazarsınız?
Öpüşmek için hangi tuşlara basmak gerekir?
Ya da geri dönüşüm kutusunda saklanabilir mi kaybolan zaman?
Doğayı bilgisayarlarına döşeyenler,neden göremezsiniz bahçedeki akasyanın tomurcuklandığını?
Ve ıslak toprak kokusu var mıdır dosyalarınız arasında?
Koklamak,dokunmak,duymak yok mu yaşam skalanızda?
Bilgi toplumu oldunuz da,duygu toplumu olmanıza megabaytlarınız mı yetmiyor?
MÜŞFİK KENTER
UÇURTMAYI VURMASINLAR
20 dakika önce

5 fikr-i beyan:
bu arada iyi ve güzel bir hafta diliyorum :)
harika bir yazıydı bu, daha önce de okumuştum,
paylaştığın için teşekkürler!
harika bi yazı evet paylaşmak istedim hepinizle belki unuttugumuz bazı şeyleri hatırlarız diye...
veeee evet iyi bir hafta olsun gatta bundan sonraki bütün haftalarımız iyi olsun..:)
(pek bi pozitifim bu günlerde ya hadi hayırlısı)
ben ilk defa okudum gerçekten güzelmiş.teşekkürler canımcım.
İlişik yaşamalıyız bence. Ayrıca basit ve özgürce.
İzninle yazını kendi blogumdaki bir yazıma bağlıyorum.
http://www.e-miray.com/2009/01/balanmayacaksn-hi-bir-eye.html
Yorum Gönder