Geçmişten gelen-6

Hadi hayat seninle bir oyun oynayalım..
Sen kaç ben seni kovalayayım.
Otur dinlen nefes al biraz
Sonra kalk ki koşayım...
Ben sana şiirlerimi vereyim,ben sana yüreğimi vereyim,ben sana bütün sahtelikleri vereyim..hem de hepsini vereyim..
Sen bana canlı renkler ver..
Ver ki bu tuali rengarenk fırça darbeleriyle süsleyeyim...
Hadi hayat!....Koş bakalım..
Ben dinleneyim biraz..Nasıl olsa yakalarım seni bir boşlukta...
Nasıl olsa hep dinlenip nefes aldığımda yakalamıyor musun beni yüreğimden?
Hadi oyuna devam...
Ben sana saati tik taklarını vereyim sen bana kalp tik taklarını ver..Ver ki yetişeyim sana...
Bakma bana öyle koş hadi...

HADİ HAYAT HIZLI OL BİRAZ HER ZAMAN Kİ GİBİ...

Ben büyümek istemedim ki...


İşi gücü bir tarafa bırakıp bloglar arası sekmeye başladım dağlarda koşan ceylanlar misali..Birkaç güzel yazı okurum,ufkum genişler,yeni bişeyler öğrenirim diye...Ama maalesef birkaç blog sayfası dışında dişe dokunur birşey bulamadım nedense...Okudum ve geçtim öylesine..Karbon kağıdıyla çoğaltılmış hayatlar serildi önüme...Yaşları 19-25 arası değişen,ama yazılanlara bakınca feleğin cemberinden gecen genc kız hayatları...Satırları okurken kendi 20'li yaşlarım geldi gözümün önüne...."Bende mi böyleydim?" dedim kendi kendime ama değildim...Bu kadar yıpratmadım kendimi o yaşlarda bi aşk uğruna,ya da çekmedim kimsenin hakaretlerini..Çünkü hiç kimse benden önemli değildi o yaşlarda..Bencillikti evet ama kim düşünürdü ki başkasını...Bi asilik,bi vurdumduymazlık vardı sanki üzerimde..Ne yaşarsam yaşayım ertesi güne herşeyi silerek başlardım..(Sevgilim benden ayrılmış,en fazla 2 saat ağlarım sonra siler gözyaşlarımı devam ederim.Çünkü bilirim ki kimse benim için kendini o kadar yıpratmaz..en can bildiklerim bile.)Gençtim ..Önümde yaşayacak kimbilir kaç yılım vardı..Neden kendimi yıpratacaktım ki?..Sonra büyümeye başladım her birey gibi farkında olmadan..İçinde olduğum her yaşın zevkini çıkara çıkara yaşadım...Büyüdükçe daha çok,daha derin sevdim,daha çok üzüldüm ama çokca üzdüm...Evlendim sonra o derin sevilenlerden biriyle,ha bir de boşandım saygı bitince...Bitti sandım herşeyi önce ama tekrar başladım...Asla vazgeçmedim hiçbir şeyden..Bu hayatın bana bir kez sunulduğunu biliyorum...Tekrarı olmayacak...Sadece yaptığım hataları unutturabilirim çevremdekilere...Tek amacım bu şimdi..Tüm yaşanmışlıklara rağmen kaldığım yerden devam edebilmek...Daha küçük ama daha emin adımlar atmak.Yolun yarısına gelip arkamı döndüğümde gülümseyebilmek.Bir iz bırakabilmek arkamdan gelecek olanlara.Keşke demeyeceğim şeyler yapmak...Sil baştan demek için geç kalmadım sanırım....?

Geçmişten gelen-5

30 Haziran 2007


Ellerimi uzattım; tutar gibiydin
Tutmamıştın oysa,ben yanlış anlamışım...
Tüm yanlışları anlatmalıydın...yapmadın
Bu son gidişimdir,haberin ola...!
''Gel'' deme bana,sakın...
Onca uğraşlarım,çabalarım sonunda,son demindeyim içimdeki hezimetinin.
Belki değiştirebilirdik beraber bu kötü kaderi.
Herşey bir anda toz pembe olabilirdi,yada deniz daha mavi ,güneş daha sıcak,hatta yıldızlar bile daha parlak olabilirdi...
Sen kendini avut artık sahillerde sereserpe...
Belki gece,yakamozun koynunda rakı-balık sofralarında,yada sabaha karşı gün doğumunda... Yolun sonundayız...
Aslında sen o yolda hiç yolcu olmamıştın değil mi?...
Şimdi anladım
Ama canını sıkma sen;
Aşk sana hiç yakışmamıştı zaten...
Çok geç anladım...

uydurmasyon mim cevabısı:))


Kuzucum,manikim,depresifim mim şeyetmiş bize..ee bize de karşılamak düşer di mi ama..gerçi yanlış konu secmiş..zira kelin ilacı olsa kendi başına sürer di mi:)) ama yine olur ya şans,talih,kader,kısmet diyerekten kendisine özene bezene sectiğim rakamcıklarımı burdan sıpıttırdım..hade sinirli prensesim...yıldızın parlasın:)

Geçmişten gelen-4

Bu sana son yazışım..Son cümlelerim senin için kurduğum.
Ne yazık biz olamadan harcadık koca zamanı..
Neyin kavgasındaydık neyi amaç edinmiştik bir türlü anlamadım..Öyle geçip gitti günler..
Sevelim derken yıprattık birbirimizi..
Yalnızlığı paylaşmaktı oysa bizimkisi..Onu bile beceremedik ya..Her sözümüz kırdı birbirimizi..
Oysa incitmek değildi ki amacımız..
Aynı dili konuşamayan insanlardık biz..Ayrı dünyaların insanı derler ya işte bizde onlardandık..


İmkansızımdın gözümde belki de ondandı bunca inat bunca çaba..Boşa kürek salladık..Sen yalnız kaldığında özlüyordun beni..Oysa ben hep özlüyorsun sanmıştım..Geç anladım üzgünüm..
Yanlış anlama tek seni suçlamıyorum..ben de anlamak istemedim seni en az senin kadar..
O kadar çok şey öğrendim ki bu sevda diye adlandırdığımız zamandan..
Sevda olmayan bu zamandan!!
Yalanına kandığımız bahardan..
Sen aşk değildin! Aşığım hiç değildin!!
Sadece gözümde kalan son damla yaş..Dilime dolanmış son kelime..içimde biriken öyle çok söz var ki..
Her zamanki gibi kocaman yutkunup içime atıyorum..Ve üzerine en sert kayaları koyuyorum ki dışarı çıkması imkansız olsun..
Bak bu kez gidiyorum hem senden hem yalnızlığından..
Bensiz kaldın!
Sensiz kaldım!
Bu kez dönüşü olmayan adımlar atıyorum…

Yemekteyiz


Bayram tatili boyunca,yapacak bişey olmadığından tv izlemeye verdim kendimi..Verdim verdim de iyi halt ettim sanki gidip gidip aynı porograma takıldım kaldım yahu...Yemekteyiz adında ruh sağlığı bozuk bir grup insanı yanyana getirip, subjektif olan bir konu üzerinde tartışmasını isteyerek birirlerine girmesini sağlayan eğlenceli program son günlerdeki favorim. Millet yiyecek ekmek bulamazken, kuzu kavurmayı sanki bok yermiş gibi sakına sakına yiyen ve çatalın kenarıyla bir gıdım aldıktan sonra "ıyhgg hayatta yiyemem" diyen insanların-ki insan değil kendisi- yarıştığı programdır. Şov, format eyvallah kabul ediyorum bütün saçmalıkları ama bu kadarı da edebsizliktir artık bu ülke için.
Benim izlediğim bölümlerin kahramanları hakkında bişiler yazmadan da geçemiyicimm
Nil: 25 yaşında olduğu söylenen ama 40 yaşında gibi bir görünüme sahip kız. Kızılcık sopasıyla kovalanması gereken ayrı bir tip. Daha bu yaşta ne kadar bir yemek tecrüben var ki kalkıp engin bilgilerini insanlarla paylaşan bir gurme gibi konuşuyorsun. Dudakları büzüştürmeler, gözleri süzmeler, ekrana bakıpta bu kızı görünce dalasım geliyor.

Naim:Hukuk fakültesi terk botokslu sahne gülü...valla adam hatunlardan bile güzel yemek hazırladı kim ne derse desin..ama onu da sırf kırık hareketleri yüzünden sevmedim..

Sahra:58 yaşında olduğunu iddia eden balerin bozması bitki uzmanı.. yazık yaptığı yemeklerin hepsinden kıl çıktı dediler ama bizim ailenin genel kanısı kafasındaki o tokaya benzer şeyden düştüğü idi ya da yemek hazırlarken giymiş olduğu kazaktan...çok sevdik çok üzüldük ailecek düştüğü duruma..gerçi yoğurdu eliyle havuçlara karıştırması ayrı bir tartışma konusu...

Şeyda: Şimdi bu şeyda isimli kadının suratında sürekli bir memnumiyetsizlik, bir meymenetsizlik mevcut. O kadına ümit usta bile yemek yapıp getirse yine beğenmez. Kadın hep ağlama modunda. Böyle suratının ortasına bi tane oturtturası geliyor insanın.

Ümit:O yarışmada öyle ucuz insanların arasında ne işi var diye düşündüğüm kişi.Nil yazılıyo azcık kendisine ama neyse..


Bu kadar karakter analizinden sonra devam edeyim en iyisi.

Anlamadığım tek nokta sanki katılanların hepsi sabah akşam dünyaca ünlü şeflerin pişirdikleri yemekleri yiyorlarda beğenmiyorlar..Tamam hepimiz yemekli misafirliğe gidilen evlerden ayrıldıktan sonra birebir bu tarz kritikleri duymuş ve hatta yapmışızdır "ulan pilav pişmemiş resmen poşetten tabağa dökmüş gibiydi" gibi ve "bir parmak yağ vardı çorbanın üstünde, yağ çorbası olmuş" benzeri sözler. Ama sırf para kazanmak içinde bu kadar abartılmaz ki yaa..

Bende bu yarışmaya katılmaya karar verdim..yoğurtlu çorba, hünkar beğendi, bademli pilav ve fırında sütlaçlı osmanlı teması ile katılmayı düşünüyorum.. masanın ortasında olmayan, servis masasının yanında bulunan kocaman bir vazo lale ile beraber modernize edilmiş osmanlı kültürünü yansıtan yemek takımlarımla masamı hazırlayacağım efendim... bakır bir gondolda ikram edeceğim kızıl üzümler ve küçük küçük reçellerle süsleyeceğim masada, (ibriklerde) doğal sıkılmış meyve suları olacak, isteyen şerbet içsin; ondan da bir ibrik valahi. yemek esnasında inceden dede efendiler yükselecek....hadi bekliyom hepinizi osmanlı masama:))



Bu yazıdan çıkabilecek sonuç:BAYRAMLAR ÇOK SIKICI GEÇİYO BE BLOG..BİZDE BÖYLE ÜFÜRÜKTEN PROGRAMLAR İZLİYOZ İŞTE..

Geçmişten gelen-3

Herşeyi gören bir gözüm var;
En yalancı hallerin, doğruluğunu bile

Öyle kocaman ki kalbim
Hiç sevilmeyenleri bile seviyor
Ve asla affedilmeyecekleri..

Herşeye gülümseyen dudaklarım var ;
En çirkin gidişlere bile "güle güle" diyebiliyor.

Öyle kocaman ki evim ;
Kaybolanları bile misafir ediyor

Herşeyi duyan kulaklarım var;
En berbat sözleri hep duymamazlıktan geliyor

Öyle kocaman ki kalbim;
Asla affedilmeyecekleri bile affediyor.

Ve bu gün bin dokuz yüz doksan dokuzuncu kez affettim seni
Ve bu gün bir kez azad ettim seni..

Tüm blog kullanıcılarına.......:))))



Kahkahalar, yeni heyecanlar, bebekler, düğünler, eğlenceler ve tatlı sürprizler olsun...
Tatlılar olsun; kazandibi, tarçınlı kurabiyeler, elmalı kekler, şekerli kahveler...
Görüşmek için telefonlaşmalar olsun...

Buluşmalar olsun, kavuşmalar olsun...
Kayıplar, depremler, afetler olmasın.

Kırgınlıklar, anlaşmazlıklar, ayrılıklar, yalanlar olmasın...
"Biz" olsun; "Ben" olmasın...

Mutluluk parayla, eğlence zoraki olmasın veee bir kere söylensin, yeter olsun...
En önemlisi sevgi olsun...
Aşkolsun...

Daha n'ooolsunn...
Bayramınız kutlu olsun...

Körler ve sağırlar


Mynet arşivinde bi haber ararken gözüme takıldı aşağıdaki yazı,kendi görüşlerimide ekleyerek paylaşmak istedim...

İnternette aşkı arayan ve bu uğurda çöpçatanlığa başvuranların, "evde kalmış", eğitimsiz veya beğenilmeyecek kişiler olmadığını vurgulayan uzmanlar yazılarda da resimlerde de kendiniz hakkında dürüst olun. En baştan dürüst davrandığınız takdirde mutlu olacağınız biriyle tanışma ihtimaliniz çok daha yüksektir" diyorlar.(KESİNLİKLE DOĞRU ;BİR ZAMAN BENDE ÜYE OLMUŞTUM BÖYLE Bİ ÇÖPÇATAN SİTEYE-ismini vermeyim reklam olur- AMA KOCA YA DA SEVGİLİ BULMAK AMACIYLA DEĞiL SIRF GEYİK OLSUN DİYE VALLA..YOKSA NETTEN AŞK FALAN ARAYACAK KADAR ACİZ DEĞİLİM ÇOK ŞÜKÜR...UZMANLAR İYİ ARAŞTIRMIŞLAR BU KONUYU DA NASIL ARAŞTIRMIŞLAR ACEP.KOBAY KULLANIP İNTERNETTEKİ ABAZALARIN ÖNÜNE ATMAMIŞLARDIR BİRİLERİNİ UMARIM)
Günümüzde her şey gibi aşkın da sanal ortamda bulunabildiğini ifade eden uzmanlar, 'internette aşk avına çıkanların' açık ve net olması gerektiğini bildiriyor.Uzmanların, faydalı olabilecek önerileri şunlar:
* Harekete geçmeden önce ne söyleyeceğinize karar verin.(DİREK SEVİŞECEK BAYAN ARIYOM DEMEYİN ADINIZ SAPIĞA ÇIKAR VALLA)
*En baştan dürüst davrandığınız takdirde mutlu olacağınız biriyle tanışma ihtimaliniz çok daha yüksektir( NERDEEE ANAM NERDEEE...ADAM ANLIK ZEVK DERDİNDE NEDEN DÜRST OLSUN Kİ..NASIL OLSA Bİ KEZ YATACAK HATUNLA SONRA DA ORTADAN KAYBOLACAK,NEDEN DOĞRULARI SÖYLEYİP DEŞİFRE ETSİN Kİ KENDİNİ)
* Kendinizle ilgili eğlenceli, özel veya özgün bir şeyler ekleyin.(HE HE...DOĞRU VALLA..BEN ŞEY YAZMIŞTIM MESELA..SABAHLARI UYANINCA AMUDA KALKARIM YAZMIŞTIM DA BANA ÇOK EĞLENCELİ BİRİ OLMALISIN DİYENLERİN SAYISINI VARIN SİZ DÜŞÜNÜN..SABAHLARI AMUDA KALKMAK NEDEN EĞLENCELİ OLSUN Kİ..ARTIK NE ANLADILARSA:p )
*Özellikle karakterinizi açıklarken ayrıntılı kelimeler ve deyişler kullanın.( EVET KİMSE BEN ASLINDA BURDA YİYİŞECEK HATUN ARIYOM,PARAYLA BU İŞİ YAPMAK TARZIM DEĞİL,GEL SENLE BİKAÇ GÜN TAKILALIM,SEVİŞELİM GÜZELLEŞELİM MANTIĞINDA Bİ ADAMIM DEMEZ.BU TAVSİYEYİ UYGULAMAZLAR...OLMAMIŞ SEVGİLİ UZMANLAR...)
* ”Sinemayı severim" demektense beğenilen filmleri sıralamanın daha faydalı olacağını kaydeden uzmanlar, "Pek çok kişi sinemadan hoşlanır; ama sizinle aynı filmleri beğenenlerin sayısı oldukça azdır" uyarısında bulunuyor. (EN SEVDİĞİM FİLM KISMINA KELOĞLAN İLE CANKIZ YAZMIŞTIM DA HERİFİN BİRİNİN İLK MESAJI----İNANMIYORUUUUMMM BEN DE BAYILIRIM O FİLME-- OLMUŞTU...HEY ALLAM YA...YUH ARTIK BEEE)"
*Gerçek aşkı mı arıyorsunuz? Aradığınız birliktelik mi? Yoksa yalnızca çıkmak mı istiyorsunuz?" diye soran uzmanlar, ne istenildiği konusunda dürüst olunması gerektiğini vurguluyor.
"Sorun çıkacaksa da şimdi çıkması, ilerde çıkmasından iyidir" görüşünü savunan uzmanlar,
"Kişisel bilgilere çok fazla girmeyin. Tam adınız, telefon numaranız ve adresinizi vermek için acele etmeyin(ZİRA BAŞINIZDAN ATTIĞINIZ BİR KENDİNİ BİLMEZ TELEFON NUMARANIZI DEĞİŞTİRMENİZE SEBEP OLABİLİRİ).
Gerek resminizde, gerekse yazdıklarınızda "gülümseyin". Mutluluk çekicidir. Kişisel bilgilerinizi sık sık güncelleyin" tavsiyesinde bulunuyor."Ne beklediğinizi açıkça belirtin. Açık görüşlü olun. Kitabı kapağına göre yargılamak, hikayenin önemli kısmını kaçıracağınız anlamını taşır. E-mail almak keyiflidir. Ne kadar yazarsanız, o kadar çok alırsınız ve daha seçici olma lüksünüz olur.
Bulunduğunuz coğrafyanın dışına çıkmaktan çekinmeyin. Uzun mesafe aşkı yaşamaya gönüllü pek çok insan var.(VAR VAR VALLAHİ...ADAM TEEE NERELERDEN BİR HAFTA SONU HATUN GÖRMEK İÇİN GELEBİLİYO..ASLINDA GELİŞ AMACI BELLİ..KİMSE OTURUP MUHABBET ETMEK İÇİN O KADAR YOL GELMEZ Dİ Mİ...)
Gelen mailleri mutlaka cevaplayın. Yalnızca 'Teşekkürler' demek için olsa bile. Nezaket her zaman kazandırır. Siteyi sık sık kontrol edin. Her an yeni insanlar katıldışı için şansınızı artırırsınız."
YAZARIN NOTU(BEN OLUYORUM O YAZAR):
---------vallahi tavsiye nedir bilmem ben yaşadığımı bilirim arkadaş..hiç unutmam bi densizle tanışmıştım o malum sitede işte...adamla sadece site aracılığıyla muhabbet ediyorum msn falan vermemişim daha..adam 2.günde bana varikosel olduğunu söyledi...gözlerim faltaşı olmuş bi şekilde,ellerim sinirden titrerken adama yazdığım cevap—iyi o zaman git ananı becer en azından doğacak çocuğun nesi olacağın karmaşasını yaşamazsın---
böyle sapık tipler varken memlekette hala bu tarz siteler prim yapıyorsa ;ya bizim erkeklerimiz çok uyanık bir kurt misali,ya da kızlarımız hala eski filmlerdeki nuri alço tuzağına düşen ahu tuğba gibi koyunlar..
ne diyim...körlerle sağırlar birbirlerini ağırlamasa bu yazı çıkar mıydı......
__________________

Hayaldeki sevgiliye

(yarın senin doğum günün ve sen bu yazıyı asla okumayacaksın biliyorum)

Hayattan çok mu şey bekleyerek doğdum diye düşünüyorum bazen.. Hiç bir zaman ulaşılmaz beklentilerim olmadı benim... Beklentilerim yalnızları oynamayı seviyordu sadece... Çok mu dik tutuyorum kafamı hayata paralel?.. Sanmıyorum.. Uzaktadır hayaller.. Elini atıp yakalamaya çalışırsın.. Yakalarsan; kaderin olur.. Acaba ben hayallerime kaderim demeye mi korkuyorum..?! Özlemim.. belki de kaderim.. Uzaktasın.. Yüreğimde hissedebildiğim kadar canımda, Elimi atsam dokunamayacağım kadar uzağımdasın.. Ve ben bu kalabalıklar içinde yalnızken; el uzatıyorum hayallere..tutamıyorum.. Hayata konuşarak anlatamazsın bazı şeyleri.. Susmak onun işine gelir çünkü.. Ve bazen bizimde işimize geliyor sevinçleri elimizin tersiyle ittirmek.. Çünkü bazen sevinç kelimesi sadece bir başlangıçtır acıya..ve sen hayalim.. Canını acıtmak istemiyorum bir anlık sevinçle.. Çok acımasız görünebilirim uzaktan..ama inan.. İnan hayaline bile dokunamazken sana sahip olmak gibi bir eylemde bulunursam çok çabuk kaybedeceğim bu oyunu... Ve ben seni yitirmek istemiyorum... Ellerimden kayıp gittiğini, Nefesini hissedemeden bittiğini, Adımı ağzından duyamadan yittiğini görmek istemiyorum.. Bazen seviyorum gibi kelimeleri yüksek sesle söyleyince altında ezilmekten korkarsın.. İçin bilse de dışın duymasın istersin.. Ve ben seni yaşamaya çalıştığım sürece yiteceksin biliyorum... Hayatımı toplamaya çalıştıkça parçalanacak.. ve ben sana ne kadar çabuk bir ad koyarsam o kadar kısa sürede gideceksin.. İşte yalnızca bu sebepten sadece bir kimsesin.. Ve bir hiç kimse olamayacak kadar içimdesin..