
Bayram tatili boyunca,yapacak bişey olmadığından tv izlemeye verdim kendimi..Verdim verdim de iyi halt ettim sanki gidip gidip aynı porograma takıldım kaldım yahu...Yemekteyiz adında ruh sağlığı bozuk bir grup insanı yanyana getirip, subjektif olan bir konu üzerinde tartışmasını isteyerek birirlerine girmesini sağlayan eğlenceli program son günlerdeki favorim. Millet yiyecek ekmek bulamazken, kuzu kavurmayı sanki bok yermiş gibi sakına sakına yiyen ve çatalın kenarıyla bir gıdım aldıktan sonra "ıyhgg hayatta yiyemem" diyen insanların-ki insan değil kendisi- yarıştığı programdır. Şov, format eyvallah kabul ediyorum bütün saçmalıkları ama bu kadarı da edebsizliktir artık bu ülke için.
Benim izlediğim bölümlerin kahramanları hakkında bişiler yazmadan da geçemiyicimm
Nil: 25 yaşında olduğu söylenen ama 40 yaşında gibi bir görünüme sahip kız. Kızılcık sopasıyla kovalanması gereken ayrı bir tip. Daha bu yaşta ne kadar bir yemek tecrüben var ki kalkıp engin bilgilerini insanlarla paylaşan bir gurme gibi konuşuyorsun. Dudakları büzüştürmeler, gözleri süzmeler, ekrana bakıpta bu kızı görünce dalasım geliyor.
Naim:Hukuk fakültesi terk botokslu sahne gülü...valla adam hatunlardan bile güzel yemek hazırladı kim ne derse desin..ama onu da sırf kırık hareketleri yüzünden sevmedim..
Sahra:58 yaşında olduğunu iddia eden balerin bozması bitki uzmanı.. yazık yaptığı yemeklerin hepsinden kıl çıktı dediler ama bizim ailenin genel kanısı kafasındaki o tokaya benzer şeyden düştüğü idi ya da yemek hazırlarken giymiş olduğu kazaktan...çok sevdik çok üzüldük ailecek düştüğü duruma..gerçi yoğurdu eliyle havuçlara karıştırması ayrı bir tartışma konusu...
Şeyda: Şimdi bu şeyda isimli kadının suratında sürekli bir memnumiyetsizlik, bir meymenetsizlik mevcut. O kadına ümit usta bile yemek yapıp getirse yine beğenmez. Kadın hep ağlama modunda. Böyle suratının ortasına bi tane oturtturası geliyor insanın.
Ümit:O yarışmada öyle ucuz insanların arasında ne işi var diye düşündüğüm kişi.Nil yazılıyo azcık kendisine ama neyse..
Bu kadar karakter analizinden sonra devam edeyim en iyisi.
Anlamadığım tek nokta sanki katılanların hepsi sabah akşam dünyaca ünlü şeflerin pişirdikleri yemekleri yiyorlarda beğenmiyorlar..Tamam hepimiz yemekli misafirliğe gidilen evlerden ayrıldıktan sonra birebir bu tarz kritikleri duymuş ve hatta yapmışızdır "ulan pilav pişmemiş resmen poşetten tabağa dökmüş gibiydi" gibi ve "bir parmak yağ vardı çorbanın üstünde, yağ çorbası olmuş" benzeri sözler. Ama sırf para kazanmak içinde bu kadar abartılmaz ki yaa..
Bende bu yarışmaya katılmaya karar verdim..yoğurtlu çorba, hünkar beğendi, bademli pilav ve fırında sütlaçlı osmanlı teması ile katılmayı düşünüyorum.. masanın ortasında olmayan, servis masasının yanında bulunan kocaman bir vazo lale ile beraber modernize edilmiş osmanlı kültürünü yansıtan yemek takımlarımla masamı hazırlayacağım efendim... bakır bir gondolda ikram edeceğim kızıl üzümler ve küçük küçük reçellerle süsleyeceğim masada, (ibriklerde) doğal sıkılmış meyve suları olacak, isteyen şerbet içsin; ondan da bir ibrik valahi. yemek esnasında inceden dede efendiler yükselecek....hadi bekliyom hepinizi osmanlı masama:))
Bu yazıdan çıkabilecek sonuç:BAYRAMLAR ÇOK SIKICI GEÇİYO BE BLOG..BİZDE BÖYLE ÜFÜRÜKTEN PROGRAMLAR İZLİYOZ İŞTE..

5 fikr-i beyan:
ah cnaım ben de bugün denk geldim ve inanamadım yani:) nerden de buldularsa bu programı kutlarım
Ne olursa olsun ister yemeklerinden fare çıksın ben kadıncağızın buzdolabına çok üzüldüm beya:)
ya ben de izledim bugün dünkünü de werdiler onu da izledim(: o yaslı kadın un helwası yaptı yaaa nası canm istedi, hastayım da ama kaktım hasta hasta yaptım(: mersin insanı hep böle ac mı olur yaw(: üsenmedim yaptm yedim(:
ben var ya benim evimde olcaklar da öyle getirdigim yemege agız burun egicekler oklavayı kafalarında kırarım vallahi yaa
:)
vallahi al benden de o kadar...oklava falan hak getire direk dalarım ben böylelerine...nimete kusur bulunmaz ayıp,kapatın çenenizi yiyin diyerekten:)
Yorum Gönder